top of page

SİNİR SİSTEMİ ve NÖROPLASTİSİTE




NÖROPLASTİSİTE

Nöroplastisite Nedir ?

Nöroplastisite, insan beynindeki nöronların ve bunların arasındaki bağlantı noktaları olan sinapsların uyaranlara bağlı olarak oluşturdukları işlevsel ve yapısal değişiklikler olarak tanımlanmaktadır.

Kısacası, beynin adapte olma yeteneğidir.

Dr. Campbell’in tanımı ise: Çevremizle etkileşimimiz sonucunda beyinde olan fizyolojik değişimlerdir. Beynimizin ana rahminde gelişmeye başlamasından, öldüğümüz güne kadar beyin hücrelerimiz arasındaki bağlantılar değişen ihtiyaçlarımıza göre yeniden şekillenir. Bu dinamik işlem deneyimlerimizden bir şeyler öğrenmemize ve farklı durumlara adapte olmamıza izin verir.

KÖKENİ:

Plastisite terimi ilk olarak 1890’da William James tarafından Psikoloji prensipleri’nde davranışa uygulanmıştır. Nöral plastisite terimini ilk kullanan kişinin Polonyalı sinirbilimci Jerzy Konorski olduğu düşünülmektedir.

-Son 150 yılda birçok bilim insanı beynin kendi kendini geliştirme yeteneğinin bulunduğunu ileri sürmüştür. Beynin aldığı uyarılara göre kendini değiştirebilme ve bozulan çalışma biçimini yine kendi kendine onarma yeteneği olarak tanımlanan nöroplastisite kavramı günümüz bilim dünyasında artık yaygın olarak kabul görmektedir. Multidisipliner çalışmalarla nöroplastisitenin teknik kalıplarını daraltıp, sıradan insanların kendi başlarına nöroplastisiteyi uygulayabileceklerini görmek ve bunu hayatın her alanında kullanılabilir hale getirmek mümkündür.

NÖROPLASTİSİTENİN NÖRAL TEMELİ

İnsan beyni, stres sebebiyle oluşan değişikliklere uyum sağlayabilme gibi bir özelliğe sahip olmasına rağmen, stres sinir sistemini etkileyen en önemli uyarılardan biri olmuştur. Stres kronik hale gelirse, beynin adaptasyon yeteneğini aşan durumlarla karşılaşabilme ihtimali artmaktadır. Bu tür durumlarda oluşacak adaptasyon yetersizliği neticesinde, nöronlarda meydana gelecek olumsuz yeniden yapılanma ile depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Ancak nöroplastisite ile birlikte beyni geliştirici aktiviteler yapılması ve yeni bilgiler öğrenilmesi bu olumsuz yeniden yapılanmanın geri çevrilmesini mümkün kılabilmektedir.

YAPISAL OLARAK NÖROPLASTİSİTENİN GERÇEKLEŞMESİ

Nöronların en fazla değişebilen bölümleri dentritlerdir. Bu sebeple bunların yapısında gözlenen değişimler ve gelişmelerin nöroplastik gelişmeyi gösterdiği ifade edilmektedir. Bunların yapısında meydana gelen değişimlerin kaynağı sinaptik bağlantılar olup, bu bağlantı sayılarındaki artış çevresel uyaranlar sayesinde meydana gelmektedir.

NÖROPLASTİSİTEYİ AZALTAN ve ARTTIRAN ETKENLER

Alışılan hayatın dışına çıkmak ve farklı davranışlar sergilemek nöroplastik gelişmenin temelini oluşturan en önemli etkendir. Rutinin dışına çıkılarak yapılan faaliyetler nöronların yapısında değişimlere sebep olmaktadır.

-Braille alfabesini öğrenmek için aylar harcarsanız işaret parmağınızın kortekste temsil edildiği alan büyüyecektir.

-Yetişkinlikte jonglörlüğe başlarsanız görmeyle ilgili alanlarınız genişler.

Müzik : Temel olarak, ister müzik eğitimi alanlarda, isterse sadece müzik dinleyicisi olanlarda bile, müziğin, beynin doğal nöroplastisitesini geliştirmeye, sayısız yetenek ve bilişsel becerilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Geçmişte yapılan bir çalışma, müzisyen olarak eğitilenlerin, beyin yapısında ve bağlantılarında müzisyen olmayanlara kıyasla çeşitli farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu.

Çalışma Sonuçları :

Beynin iki hemisferi birbirine bağlayan kalın kısmı olan Korpus Kollozumun ön kısmı müzisyenlerde, özellikle de eğitimine genç yaşta başlayanlarda daha büyüktür.

Özellikle müzik eğitimine genç yaşta başlayanlardan sağ elini kullanan müzisyenlerin sağ motor korteksi, sağ elini kullanmayan müzisyenlerin motor korteksine göre daha büyüktür.

Motor, işitsel ve görsel-uzaysal serebral alanlardaki gri maddenin hacmi müzisyenlerde müzisyen olmayanlara göre daha fazladır.

Müzisyenler, sol primer duyu-motor korteks ve sağ beyincikte daha yüksek gri ve beyaz madde yoğunluğuna; sağ arka iç kapsülde daha yüksek beyaz madde bütünlüğüne sahiptir.

Müzisyenler, ön sol hipokampusta, yeniliklere karşı gelişmiş tepki verme özelliğine sahiptir.

Piyanistler daha fazla piyano tonlarının kortikal temsiline sahiptirler.

Müzisyenler, söylemsel ve müziksel uyaranlara karşı daha erken ve daha büyük işitsel ve görsel-işitsel cevap verebilir.

NÖROPLASTİSİTE ve PSİKOLOJİ

Beynin işleyişindeki değişikliklere ve fonksiyonel adaptasyonlara ek olarak nörplastisite psikolojik değişikliklere de yol açabilir.

Christopher Bergland :

‘Bu sürecin stres ve endişe uyandıran travmatik olayların üstesinden gelmeyi ya da kendini yeniden keşfetmeyi ve mevcut durumdan uzaklaşmayı kolaylaştırdığı iddia edilebilir. Bütünleşik korku bazlı anılar, insanı hayatını doya doya yaşamaktan alıkoyan kaçınma davranışına yol açarlar.

NÖROPLASTİSİTE ve ÖĞRENME

Yeni bir şeyler öğrendiğimizde, beyinde yeni yolaklar oluşturulur. Her ders, beynimizde nöronlar arası yeni bağlantılar kurabilme ve beynimizin mevcut işleyişini değiştirebilme potansiyeline sahiptir.

Her öğrenme, beynin nöroplastisite özelliğinden yararlanmaz; ama yeni bir dil öğrenmek ya da yeni bir müzik aleti çalmaya başlamak, bu özellikten yararlanır.

GELİŞİM ZİHNİYETİ ve NÖROPLASTİSİTE

Zihniyet, insanın hayat felsefesi ya da bakış açısıdır. Carol Dweck’in sınıflandırmasına göre, iki tip zihniyet vardır: Sabit zihniyet ve gelişim zihniyeti. Sabit zihniyete sahip olan bir kişi, zekası ve yeteneklerinin sınırlı olduğunu ve kendi kontrolü altında olmadığını düşünür. Onlara göre akıllı ya da becerikli olmayı sürdürmek için olası her hatadan kaçınmak ve her zaman başarılı olmaya çalışmak gerekir. Gelişim zihniyetine sahip olan biri ise yaptığı hatalardan çok şey öğrenebileceğini düşünür ve bu fırsatı değerlendirir. İnsanlar bu iki zihniyetten birini küçük yaşta benimser ve başarı ve başarısızlık kavramlarını, mutluluk ve tatmin duygularını bu zihniyet ile şekillendirir.

Gelişim zihniyeti, bireyin halihazırda sahip olduğu kararlılıkla geliştirilebilecek yetenekleri ve becerileridir. Nöroplastisite ise beynin olağan gelişme dönemi olan çocukluk dışında adapte olma ve gelişme yeteneğidir.

YAŞ İLERLEDİKÇE NÖROPLASTİSİTE DEĞİŞİR Mİ ?

Nöroplastisite, yaş ilerledikçe değişse de keskin sınırlara sahip değil.

ÇOCUKLARDA NÖROPLASTİSİTE

Çocukların beyinleri sürekli değişir, büyür, gelişir. Her yeni deneyim beyin yapısında ya da fonksiyonunda değişikliğe sebep olur.

Çocuklarda Görülen 4 Ana Tip Nöroplastisite

1)Adaptif : Çocuk yeni bir beceri kazanınca ve beynin fonksiyonel veya yapısal değişimlere adapte olmasına imkan verdiğinde (örneğin : yaralanma ) değişiklikler ortaya çıkar.

2) Bozulmuş ( Impaired ) : Genetik ya da sonradan edinilen hastalıklar nedeniyle değişiklikler ortaya çıkar.

3) Abartılı (Excessive) : Engellilik ya da bozukluğa neden olabilecek yeni ve uyumsuz yolakların organizasyonudur.

4) Beyni Yaralanmalara Korumasız Hale Getiren Nöroplastisite: Yaralanmayı daha olası ya da etkili kılabilecek zararlı nöral yolakların oluşmasıdır.

Bu süreçler çocuklarda daha sık görülür ve çocuklardaki bir beyin hasarının çoğu yetişkinden daha güç iyileşmesine neden olur. Çocuklarda nöroplastik büyüme, iyileşme ve adaptasyon daha şiddetli bir biçimde görülebilir.


YETİŞKİNLERDE NÖROPLASTİSİTE

Bu kabiliyet yetişkinlerde yok değil ama genelde çocuklardan daha az ve daha düşük şiddette gözlenir. Yine de yetişkin beyni olağanüstü değişiklikler yapma yeteneğine sahiptir.

Yetişkinlerin beyni uzun zamandır kullanılmayan eski, yitirilmiş bağlantıları ve fonksiyonları onarabilir, hafızayı ve bilişsel becerileri güçlendirebilir.

Yaşlılar, gençler ve çocuklar gibi büyük bir potansiyele sahip değil ama sürekli çaba ve sağlıklı bir yaşam tarzı ile yetişkinler de beyinlerinde olumlu değişim ve büyümeyi teşvik edebilirler.


NÖROPLASTİSİTE ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMALAR ve ÇALIŞMALAR

-1949 yılında Hebb’in öne sürdüğü ‘öğrenme, nöronların yeni şekillerde birbirlerine bağlanmasıyla ilgili bir durumdur. ‘ tezi, nöronlar arasındaki kimyasal değişimleri ortaya koymuştur. Bu teoride, Hebb, sinirsel yapının deneyimler yoluyla değiştirilebileceğini ifade etmiştir.

-Merzenich, beynin yapısal değişimini daha da irdelemiş, doğuştan beyninde sorun olan insanlar için umut vadedici yaklaşımlarda bulunmuş ve bu durumdaki beyinlerde yapılacak zihinsel aktivitelerle sağlıklı nöronlar arasında oluşturulacak bağlantılar sayesinde yeni sinaptik bağlantılar oluşturulabileceğini ve beynin gelişiminin sağlanabileceğini ifade etmiştir.

-Sovyet insan hakları eylemcisi Anatoly Sharansky’ın hapishanede hayatta kalabilmek için yaptığı zihinsel satranç çalışmaları da zihinsel alıştırma uygulamalarına satrancın eklenmesine neden olmuştur. İnsanlardan soyutlanmanın getirdiği zihinsel sorunları yaşamamak için zihinsel satranç oynayan Sharansky, beynini zinde tutmayı başarmıştır.

SON OLARAK

Beyniniz yaşamınız boyunca değişmeye devam edeceğinden, kimliğiniz de aslında yer değiştiren bir hedeften farksızdır; nihai varış noktası yoktur.

121 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page